NARENCİYE TANITIM GRUBU ALMATI BASIN YEMEĞİNDE

Narenciye Tanıtım Grubu (NTG) Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Hamdi Gürdoğan, “Kazakistan’la ortak Ro-Ro ve trenferi hattı kurarak Çin’den çok daha kısa zamanda Kazakistan’a ürün gönderebiliriz. Böylece Kazakistan’a üs yaparak etrafındaki cumhuriyetlere de mal satabiliriz” dedi.

 

Türk narenciyesinin Kazakistan'daki tanıtım çalışmalarını yürütmek ve mevcut ihracatı artırmak adına Narenciye Tanıtım Grubu (NTG) Yönetim Kurulu üyeleri Ahmet Hamdi Gürdoğan, Hakan Sefa Çakır ve Erdinç İnan Yılmaz ev sahipliğinde, Kazakistan'ın Almatı kentine tanıtım etkinliği düzenlendi.

Uluslararası medya kuruluşu Global Connection (GC) tarafından organize edilen etkinlik çerçevesinde Türk ve Kazak işadamları bir araya gelerek, iki ülke arasındaki ticaretin geliştirilmesi adına görüş alışverişinde bulundu.

Narenciye ihracatını artırmak ve yeni pazarlar yaratmak amacıyla yoğun bir tanıtım çalışması sürdüren NTG, son bir ayda 5 ülkeye çıkarma yaptı. Rusya, Polonya, BAE, Romanya ve son olarak Kazakistan’daki tanıtımları yoğun ilgi gören NTG, şu an yıllık yaklaşık 1 milyar dolar olan Türkiye narenciye ihracatını, bu tanıtımlarla artırmayı hedefliyor.

 

“Lojistik üstünlüğümüz Çin’den daha fazla”

Kazakistan’daki etkinlik kapsamında düzenlenen yemekte konuşan NTG Yönetim Kurulu Üyesi ve Doğu Karadeniz İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Türk narenciyesinin Çin narenciyesinden hem ucuz hem kaliteli olduğunu belirterek Kazakistan halkı tarafından da daha çok tercih edildiğini söyledi. Çin’in harita üzerinde Kazakistan’a daha yakın görünmesine rağmen, üretim merkezlerinin Kazakistan’a uzaklığının 4 bin 500 kilometre olduğuna dikkat çeken Gürdoğan, “Türkiye’nin Kazakistan’a uzaklığı 3 bin 500 kilometre. Biz daha yakınız. Ancak Kazakistan’a direkt sattığımız ürün 3 bin 500 ton iken, Moskova üzerinden satılan Türk ürünleri bunun 2-3 katı. Biz bu ürünleri Türkiye’den direkt olarak daha kısa zamanda ve daha az maliyetle gönderebiliriz.

Bu lojistik üstünlüğümüzle, Kazakistan'ı bir üs olarak konumlandırabilir ve etrafındaki cumhuriyetlerle beraber kullanabiliriz. Türkiye- Kazakistan hükümetlerinin bu bağlamda işbirliği ve ticaret merkezleri kurmasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Kazakistan’ın lojistik üs olmasının bütün sektörlere katkı sağlayacağını belirten Gürdoğan, bölgenin Türkiye'nin gelecek planlarına dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

 

“Kazak pazarında Çin’i silebiliriz”

Türk narenciyesinin yüzde 40’ını Rusya’ya ihraç ettiklerini, Kazakistan’da büyük boşluk fark edip çalışmaya başladıklarını belirten Gürdoğan, “Kazak pazarında, Çin narenciyesi birinci, Türk narenciyesi 8’inci sırada. Ancak pazara Türk malı girdiğinde Çin malının satılmadığını gördük. Ayrıca Kazaklar Türk ürünlerinden daha memnun. Lojistik başta olmak üzere mevcut sorunları çözüp, Kazak pazarında yeterli miktarda bulunmamız durumunda Çin’in birçok ürününü Kazak pazarından keseriz. Türk narenciyesi burada marka olmuş durumda. Ancak ürünü ulaştıramıyor olmamız büyük sorun. Lojistik sorunu çözülse, kapılar açılsa Türk narenciyesi burada satış patlaması yapacak ve Çin mallarının pazardan silecek” diye konuştu.

Kazakistan’ı lojistik üs olarak çok önemsediklerini belirten Gürdoğan, “Türkiye-Kazakistan Lojistik Master Planı’nın da devletlerarası ilişkiler neticesinde acilen yapılması gerektiğini düşünüyoruz. İki ülke ticaretinde uyuyan devi uyandırmalıyız. Kazakistan’a hedeflediğimiz  yıllık 100 bin ton narenciye ihracatını da bu şekilde gerçekleştirebiliriz” dedi. 

 

 

GALERİ